Sitemizi ve deneyiminizi geliştirmek için çerez bilgilerini kullanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerez bilgisi politikamızı kabul etmiş sayılırsınız.
Blog
Blog
ANASAYFA BLOG Her Gün 3 Soru ile Farkındalık!
Her Gün 3 Soru ile Farkındalık!

Her Gün 3 Soru ile Farkındalık!

Günümüzün bizi hızlı hareket etmeye zorlayan, sürekli değişen ve pek çok uyaranla aynı anda karşı karşıya bırakan dünyasında Duygusal Zekamızı etkin şekilde kullanabilmek, hayat kalitemizi doğrudan etkileyen bir beceri haline gelmiştir. İş hayatında performansımızı artırmak, özel hayatımızda sağlıklı ilişkiler kurmak ve içsel dengemizi korumak için Duygusal Zeka önemli bir rehberdir. Duygusal farkındalığı yüksek bireyler; daha verimli, daha üretken ve daha mutlu bir yaşam sürme konusunda belirgin bir avantaja sahiptir.

Tüm yazılarımda, eğitimlerimde ve konuşmalarımda Duygusal Zekamızı etkili kullanabilmek için öncelikle farkındalığımızı artırmanın önemini özellikle vurguluyorum. Çünkü farkındalık, kişisel gelişimin temel taşıdır. İleri eğitmeni olduğum dünyanın ilk ve en büyük Duygusal Zeka organizasyonu olan Six Seconds modelindeki karşılığıyla “Kendini Tanı” yetkinliği, bireyin kendi duygu, düşünce ve davranışlarını bilinçli şekilde gözlemleyebilmesini ifade eder. Bu yetkinlik geliştiğinde hem karar kalitesi artar hem de stresle başa çıkma kapasitesi güçlenir.

Bundan sonra sizleri, farkındalık gelişimini destekleyen, günlük yaşamda kolayca uygulayabileceğiniz ve doğrudan eyleme geçmenizi sağlayacak pratik araçlar ve yöntemlerle tanıştıracağım. Amacım, Duygusal Zeka kavramını teoride bırakmadan günlük hayatın içine taşımak ve sürdürülebilir bir gelişim alanı oluşturmak.

Bu hafta, farkındalığı artırmak için oldukça etkili olduğuna inandığım ve bilimsel araştırmalarla da olumlu etkisi kanıtlanmış bir aracı paylaşmak istiyorum: Günlük tutmak.

Günlük yazmak; duygu düzenleme becerisini güçlendirir, zihinsel karmaşayı azaltır ve kişinin iç dünyasını daha net görmesine yardımcı olur. Ancak çoğunuzun “Ne yazacağımı bilmiyorum ki”, “Bunun için zamanım yok”, “Ben iyi yazamam ki” ya da “Sorunlar hakkında yazınca kendimi takılmış hissediyorum” dediğini duyar gibiyim. Bu düşünceler oldukça yaygındır ve çoğu zaman başlamanın önündeki en büyük engeli oluşturur.

Peki size, yalnızca 15 saniyenizi alacak, uzun uzun cümleler kurmanızı gerektirmeyen, kendi kelimelerinizle doldurabileceğiniz ve yaşadığınız deneyimlerden anlam çıkarmanızı sağlayacak bir yöntem olduğunu söylesem? Üstelik bu yöntem, sorunlara takılı kalmadan onlardan öğrenmenize ve farkındalığınızı sistematik şekilde artırmanıza yardımcı oluyor.

Üç ana başlık altında yanıtlayabileceğiniz üç basit soru ile gün içinde yaşadığınız herhangi bir durumu değerlendirebilir ve Duygusal Zeka gelişiminize katkı sağlayabilirsiniz. Bu üç temel başlık şunlardır: Duygular, Düşünceler ve Davranışlar.

O anda ne hissettim?

Bu durum hakkında ne düşündüm?

Nasıl davrandım veya nasıl davranmayı seçebilirdim?

Bu üçlü yapı sayesinde olaylara daha geniş bir perspektiften bakabilir, otomatik tepkileriniz yerine bilinçli seçimler yapmaya başlayabilirsiniz. Düzenli uygulandığında ise farkındalık artışı kalıcı hale gelir ve Duygusal Zeka becerileriniz güçlenir.
 
3 soru ise:

Ne düşünüyorum? Nasıl hissediyorum? Nasıl davranıyorum?

Örneğin Sibel bugün kızının yaptığı bir yorum yüzünden çok sinirli hissediyor. Bunu 3 soru ile değerlendiriyor.
Düşüncelerim: Onun için hiçbir zaman yeterli olmayacağım. Beni hiç takdir etmiyor.
Duygular: İncinmiş, takdir edilmemiş, bezgin
Davranışlar: Odama gittim ve kapıyı çarptım.
 
İşte bu! Düşünce, duygu ve davranışlarımızı fark etmek Kendimizi Tanımak (Six Seconds Modelinin ilk alanı) için daha iyi bir yol. Zamanla davranış, düşünce ve duygularımız ile ilgili değerlendirme yaparak kendi Kalıplarımızı Fark Edebilir, bize iyi gelmeyenleri değiştirebiliriz.
Sizde günde kendinize 2 dakika ayırarak daha verimli, üretken ve mutlu bir yaşam için ilk adımı atabilirsiniz.
 
Yeni bir yazıda görüşmek üzere sağlıcakla kalın...

Erdem Ercan Erdem Ercan “Destek olmak; karşımızdaki kişiye aynı zamanda ilham vermek, örnek olmak, bakış açısı kazandırmak, bilgi paylaşmak ve yalnız olmadığını hissettirmektir.”
E-BÜLTEN Eğitimlerimden, yeni yazılarımdan, çalışmalarımdan haberdar olmak için E-Bültenime kayıt olun...